2 Ağustos 2008 Cumartesi

hayat

Hayatın neresindeyiz biz? Geçit vermeyen karlı dağların yalçın kayalıklarında
mı?Yoksa herşeyin önümüze sunulduğu bir sarayda mı? Önemli olan neresinde
olduğumuz değildir;önemli olan bulunduğumuz yeri ne kadar yaşayabildiğimizdir.
Hemen hemen hepimizin arada sırada bizi uyandıran bir
çalar saati vardır.Hepimiz daha en başında saatlerimizi ileriye
almışızdır.Peki ya bu nedendir? Saatlerimizi ileri almamızın nedeni
nedir? Hayatı daha önde takip etmek, daha önceden yaşamak için mi?Bu sorunun
cevabı elbette bu değildir. Belki gideceğimiz yere yetişebilmek yada
yapacağımız işi aksatmamaktır amacımız; ama bu bizim hayatı ne kadar zor
gördüğümüzü gösteren bir durumdur. Hayat gerçekten zordur. İnsanların
duygularını hayallerini ertelemelerine sebep olan bir yoldur hayat.Bu yolun
kimi yerleri eğimli kimi yerleri düz olsa bile en can alıcı noktaları hep
diktir.Bu yüzden yeni bir elbise alacak oluruz,erteleriz;evimize yeni bir
eşya alacak oluruz,erteleriz.Her şeyi ileri bir tarihe atarız ve geleceğimize
yolladığımız tüm isteklerimize kavuşsak bile kendimizden mutlaka bir şeyler yitiririz.
Bu yüzden elde ettiklerimiz de ilk istediğimiz zamanki hazzı bile vermeyebilir.Hayata karşı
oynadığımız oyunda her hamlemizi dikkatli yapmalıyız.Hayatı yeri geldiğinde gününde de
yaşayabilmeyi bilmeliyiz.Hayatın neresine gideceğiz biz?Büyük harflerle
KİMBİLİR NEREDE VE NE ZAMAN


YOLCULUK NEREYE DOSTUM
Hayat bir oyun bizim için oynuyor
Deftere anlatılanlar sığmıyor
Kalbimde bir yara dermanı bulunmuyor
Yolculuk nereye dostum...

Bırakıp bir kenara yaşadıklarımızı
Unutmak için çabaladıklarımızı
Asla unutmadık ki asla
Yolculuk nereye dostum...




bir özlem var içimde uzaklara dogru
engin denizlere sana,ve aşkımıza
sisli bir maziden uzakta
yalnızca sana yakın
gönlümün dalgalarında sevgim kalsın
bitmeyen ruyalarimda hep sen varsin...

Hiç yorum yok: