4 Temmuz 2008 Cuma

Her Yaşta Cİnsellik

Orgazm sorunu kadınların yarısının problemi. Ancak doktora başvurma nedenleri arasında çok gerilerde yer alıyor. Çünkü kadın orgazm olmasa da bunu çok fazla önemsemiyor, mutlu bir evliliği olduğunu düşünüyor. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Cinsel Eğitim Araştırma ve Tedavi Derneği (CETAD) Genel Sekreteri Doç. Dr. Doğan Şahin, kadınların orgazm taklidi yapmayı tercih edebildiklerini söylüyor.
Orgazm bozukluğu nedir?
Kadında orgazm bozukluğu, sürekli ve tekrarlayan bir biçimde cinsel birleşmeyle orgazm olamama ya da çok nadiren olma sorunudur. Bazı kadınlar hayatları boyunca hiç orgazm olmamışken, bazısı çok nadiren olabilmiştir. Bazı kadınlar mastürbasyonla orgazm olabilir ama cinsel birleşme sırasında orgazm olamazlar. Bazı kadınlar ise hiç mastürbasyon yapmamışlardır. Mastürbasyonla orgazm olabilen kadınların tedavisi daha kolaydır. Mastürbasyon yaptığı halde orgazm olamayan kadınların tedavisi daha uzun sürebilir.
Bu çok sık görülen bir sorun mu?
Çok yaygın. Birçok araştırmada cinsel sorun nedeniyle başvurmamış kadınların yüzde 40-60 kadarının orgazm olamadıkları saptanmıştır. Bu kadar yaygın olmasına karşılık başvuru oranı yüksek değil. Kadınlar cinsel haz alma ve doyuma ulaşmayı çok önemsemezler. Bir araştırmada cinsel sorunları olan kadınların ve kocalarının yüzde 83'ü evliliklerini mutlu veya çok mutlu olarak nitelendirmişti. Eğer cinsel birleşme olabiliyorsa ve erkek açısından bir memnuniyetsizlik yoksa kadınlar da bir sorun yokmuş gibi davranmayı, hatta orgazm olabiliyormuş gibi taklit etmeyi tercih edebilmektedirler.
Orgazm bozukluğunun nedeni ne?
Orgazm yetisi vajinanın boyutu ve pelvis kaslarının gücüyle bağlantılı değildir. Omurilik lezyonu bulunan, vajinal girişin ve vajinal ameliyatlar dolayısıyla yapısının bozulduğu kadınlarda orgazm bozukluğu gelişebilir. Diyabet ya da pelvis kanseri gibi kronik genel tıbbi durumlar daha çok cinsel tepkinin uyarılma evresini bozma eğiliminde olup, orgazm yetisini göreceli olarak korunmuş bırakırlar.
Peki orgazmda erkeğin rolü?
Bazı erkekler eşleri cinsel olarak ilgili, yanıt verici olduğunda rahatsız olur. Erkeğin başlatıcı ve ilişkiyi yönetici bir rolde olması kendi uyarılma düzeyine göre ilişkiyi yönlendirmesine ve eşinin uyarılmasına dikkat etmemesine yol açar. Yeterli hazırlık ve cinsel uyanma olmadan tekrarlanan cinsel ilişkilerin, cinsel istek ve haz üzerinde olumsuz etkileri olabilir.
Eşle ilişki orgazma nasıl yansıyor?
İlişkideki genel sorunlar kuşkusuz kadının cinsel yaşamını etkiler. Birçok araştırmaya göre cinsel işlev bozukluğu ile çiftin genel ilişkisindeki sorunlara önemli bir koşutluk gösterir. Kadın eşiyle ilişkisindeki güç dengesinden memnun değilse ve buna doğrudan karşı çıkamıyorsa dolaylı bir karşı koyuş yolu olarak cinsel işlev bozukluğu geliştirebilir. Eşe yönelik hasmane duygular, eşe zevk vermektense zevk almaktan vazgeçmeye neden olarak bir cinsel işlev bozukluğu, özellikle isteksizlik ve anorgazmi ortaya çıkarabilir.
Seks korkusu orgazmı engeller mi?
Korkular, özellikle cinsel istek ve uyarılmada etkilidir. Cinsel korkuya bağlı anorgazmi çoğunlukla istek azlığı ve uyarılma sorunlarında ikincil olarak ortaya çıkar.
Depresif kişilikle ilgisi var mı?
Bazı insanlar acılı hayatı daha derin ve anlamlı bulur. Her zaman dertlenecekleri bir şey vardır. Cinsel yaşamlarında da istek, uyarılma ve orgazm sorunu yaşarlar.
Orgazm olamayan kadınların ortak özellikleri neler?
Kontrollüdürler, duygu denetimini kaybetmek istemezler, duygularını kontrol altında tutmak isterler. Kendilerini herhangi bir güçlü duygunun kaplamasına izin vermezler. Sadece cinsellik değil hemen hemen bütün duygularını kontrol altına almak isterler. Bazı orgazm güçlüğü olan kadınlar kuralcıdırlar. Hayatı kendi arzularına göre değil, doğru bildikleri kurallara göre yaşarlar. Ne oldukları değil, ne olmaları gerektiğine göre seçimler yaparlar. Seks yaşamlarıyla ilgili de birçok kuralları ve prensipleri olur ve bu durum onların hazzını zayıflatarak doruğa ulaşmalarını engeller. Cinsel yaşamı daha renkli, daha zevkli yapabilecek birçok eylemi, kendilerine sapıklık gibi geldiğinden denemezler. Cinsel yaşamlarını genellikle rutinleştirirler.
Orgazmda yaş faktörü var mı?
Orgazm yetisi yaşla birlikte artar. 20'li yaşlarında fazla cinsel deneyimi olmayan kadınlarda cinsel birleşmeyle orgazm olamamak çok yaygındır.

Anorgazmi nasıl tedavi ediliyor?
Anorgazmide tedavinin başlıca iki basamağı var. Önce kadının yalnız başına sonra da eşiyle birlikte orgazm olması planlanır . Tedavide önce çiftin sevgi ve yakınlık konusunda iletişim ve deneyimlerini artıracak ödevler verilir. Devamında çiftin sevgi ve yakınlık konusunda ilerlemelerinin, cinsel iletişimlerini ve cinsel davranış çeşitlerini zenginleştirecek ödevlere geçilir.
Ardından önce kadının kendi başına daha sonra da eşinin yanında ve uyarısıyla cinsel birleşme olmaksızın orgazma ulaşması sağlanır. Cinsel birleşme olmaksızın orgazm olunduktan sonra cinsel birleşmeyle orgazm olma aşamasına geçilir. Bu aşamada başlangıçta cinsel birleşmeyle mastürbasyon aynı anda yapılarak orgazm sağlanır.
Orgazm tedavisinde önemli faktörlerden biri cinsel birleşme pozisyonudur. Bazı pozisyonlar işi kolaylaştırırken bazıları zorlaştırır.
Kadının üstte olduğu gibi, klitorise daha çok baskı yapan pozisyonlar, orgazmı kolaylaştırır.



--------------------------------------------------------------------------------


Terapiyle adım adım mutluluk
Orgazm yaşamadığı için doktora giden bir kadın, aralarında 'cinsel kelime oyunu, birlikte fantezi kurup uygulamak, eşini isteklerine göre yönlendirmek' gibi ödevlerin de olduğu tedaviyle 'iyileşti'

Kadın, 30 yaşında. Lise mezunu ve iki çocuklu. Çalışmıyor. 34 yaşındaki eşi öğretmen. Doktora başvurana dek hiç orgazm olamayan kadın cinsel istek anlamında normal sınırlar içindeydi. Hiçbir zaman sevişme isteğini kendisi ifade etmemiş, hep eşi tarafından bir talep gelmesini beklemişti. Ön sevişmeleri ortalama beş dakika kadar sürüyordu. Ön sevişme sırasında eşine karşılık verse dahi, daha çok eşinin ilişkiyi yönlendirmesini bekliyordu.
Cinsellikle ilgili bir isteğini ya da rahatsız olduğu durumları eşine söylemiyordu. Ön sevişme sırasında uyarılma ve ıslaklık oluyordu, buna karşılık birleşme çoğunlukla kendisini hazır hissetmeden daha erken bir dönemde gerçekleşiyordu. Cinsel birleşme sırasında da sevişme şeklini ve ritmini eşi belirliyor, mesela kendisine üstte olduğu pozisyonlar daha haz verici gelse de bunları eşine söylemiyordu. İlişki beş dakika civarında sürüyordu. Eşi zaman zaman boşalma süresini geciktirse de hasta orgazm olmuyor, hatta birleşme uzadıkça ilişkinin sonlanmasını diliyordu. Buna karşılık eşini memnun etmek için orgazm taklidi yapıyordu.


Eşinin altı yıl sonra haberi oldu
Altı yıllık evlilikleri boyunca kocası eşinin orgazm olduğunu düşünmüş, kadın ancak tedaviye başvurmaya karar verdikten sonra eşine şimdiye kadar hiç orgazm olmadığını söylemişti. Kadın evlendikten sonra hiç orgazmla tanışmayınca mastürbasyon yapmayı denemiş ve birkaç denemeden sonra bu yolla orgazm olabilmişti. Evlilikleri boyunca da zaman zaman mastürbasyonla orgazm olsa bile tatmin edici gelmediğini ve cinsel ilişkiyle orgazm olamadığı için eksiklik hissediyordu.
Doktora başvuran çiftin ayrı ayrı öyküleri alındı. Kadının kendileriyle ilgilenmeyen bir babası, evhamlı, aşırı müdahaleci bir annesi vardı. Genç kızlığa adım attığında göğüsleri belli olmasın diye bol kıyafetler giyerek kambur dolaşırdı.
Çifte daha sonra birleşme yasağı konuldu ve ödevler verildi. Tedavi, cinsel haz alma kaygısı taşımaksızın, çiftin sırayla birbirlerini sevip okşamalarından oluşan bedene odaklanma çalışmasıyla başladı. Çift bu arada birlikte geçirdikleri zamanı artırdı. İkinci haftaki ödevleri hafif düzeyde cinsel haz almalarına izin verilen, cinsel organların dahil edildiği bedene odaklanma egzersiziydi. Bu ödeve cinsel iletişimlerini artırmak üzere cinsel kelime oyunu ödevi eklendi. Ayrıca çift doktordan cinsel organların yapısı ve çalışmasıyla ilgili görsel malzemeleri de içeren materyaller aldı. Üçüncü hafta görüşmede doktor, çiftin cinsel bilgilerini gözden geçirip yanlışları düzeltti. Ayrıca cinsel mitler üzerinde de çalışıldı. Özellikle kadının cinsel isteğini belli etmesi ve cinsel ilişki sırasında daha aktif olmaktan kaçınması üzerinde duruldu. Çifte edindikleri bilgiler doğrultusuna birbirlerinin ve kendilerinin cinsel organlarını inceleme görevi verildi.


O kadar da zor değilmiş
Dördüncü haftada ödevleri önce ayrı ayrı sonra da bir aradayken mastürbasyon yapmaktı. Yaşadıklarını birbirleriyle paylaşacaklardı. Ayrıca birlikte fantezi kurmaları ve uygulamaları istendi. Beşinci haftaki ödevleri, orgazm olmaksızın cinsel organlara uyarıydı. Bu egzersiz sırasında pasif durumdaki eşin aktif olanı söz ve eliyle yönlendirmesi istendi.
Altıncı haftada ödevleri, erkeğin eşini, birleşme olmaksızın orgazm olana kadar uyarmasıydı. Yedinci hafta erkekten ilişki sırasında eşini orgazm olana kadar uyarması istendi. Sekizinci haftadan sonraki denemelerde giderek klitoral uyarı süresini azaltmaları söylendi. Dokuzuncu haftada kadın kısa süreli klitoral uyarıyla orgazm olabiliyordu.
Bundan sonra ilişki sırasında özellikle kadının isteklerini gözetmek koşuluyla bir ay boyunca 'serbest' bırakıldılar. Çift 1.5 ay sonra doktora gittiğinde, kadın klitoral uyarı olmaksızın cinsel birleşmeyle orgazm olabiliyordu. Üstelik her ikisinin de istekleri artmış ve seks hayatları renklenmişti.

Hiç yorum yok: